
HAK-İŞ Konfederasyonu ve Özçelik-İş Sendikası olarak, Global SUMUD Filosunda yer alan Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’in siyonist İsrail tarafından uluslararası sularda hukuksuzca alıkonulmasını en güçlü şekilde kınıyoruz. HAK-İŞ Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. “Mahmut Arslan Onurumuzdur, Fatma Zengin Yalnız Değildir” diyoruz.
HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, HAK-İŞ Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin başta olmak üzere tüm aktivistlerin Siyonist İsrail Devleti tarafından uluslararası sularda hukuksuzca alıkonulmasını 19 Mayıs 2026 tarihinde HAK-İŞ Genel Merkezi önünde protesto ettik. Protesto eylemine, HAK-İŞ Genel Başkan Vekili Devlet Sert, Sendikamızın Genel Başkan Yardımcıları Mustafa Kılıç, Aydın Baysal ve Şerafettin Koç, HAK-İŞ Genel Yönetin Kurulu, HAK-İŞ’e bağlı Sendikalarımızın Genel Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube ve İl Başkanları, HAK-İŞ üyeleri ve basın mensupları katıldı.
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Merkezi önünde toplanan Büyük HAK-İŞ Teşkilatı, Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’e destek için tek yürek oldu. Teşkilat mensuplarımız, “Nehirden Denize Özgür Filistin”, “Kahrolsun İsrail Zulmü”, “Mahmut Arslan Onurumuzdur”, “Fatma Zengin Yalnız Değildir”, “Gazze Halkı Yalnız Değildir”, “Katil İsrail Filistin’den Defol”, “SUMUD’a Selam Direnişe Devam”, “Siyonist İsrail Hesap Verecek” sloganlarıyla Siyonist İsrail Devleti’nin hukuksuz müdahalesine tepki gösterdi.
“Bu Saldırı, İnsanlığın Ortak Vicdanına Yönelik Bir Saldırıdır”
HAK-İŞ Genel Başkan Vekili Devlet Sert, Siyonist İsrail Devleti’nin uluslararası sularda seyreden ve yalnızca insani yardım gönüllülerinin bulunduğu Global SUMUD Filosuna yönelik saldırısının açık bir hukuk ihlali olduğunu belirterek, yaşananların insanlığın ortak vicdanına yönelmiş organize bir saldırı olduğunu ifade etti. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak, ablukanın kaldırılması için çağrıda bulunmak ve Filistin halkının sesi olmak amacıyla yola çıkan Global SUMUD Filosuna yönelik müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirten Sert, “Bugün burada yalnızca bir yardım filosuna yapılan saldırıyı değil, insanlığın onuruna, vicdana, hukuka ve mazlum halkların yaşama hakkına yönelik gerçekleştirilen organize bir saldırıyı lanetlemek için toplandık” dedi. Sert, uluslararası sularda seyreden sivil yardım gemilerine yönelik gerçekleştirilen saldırının açık bir korsanlık faaliyeti olduğunu vurgulayarak, Siyonist İsrail Devleti’nin uluslararası hukuku bir kez daha hiçe saydığını vurguladı.
“Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Yürüyüşü Bir Vicdan Yürüyüşüdür”
Genel Başkan Vekili Sert, Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Gazze yolculuğunun yalnızca sendikal bir sorumluluk değil, insanlık onurunu savunan tarihi bir duruş olduğunu ifade etti. Sert, Genel Başkanımızın Global SUMUD Filosuna katılımının; emek, vicdan ve adalet mücadelesinin uluslararası ölçekteki en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirterek, “Sayın Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın ortaya koyduğu bu duruş yalnızca sendikal bir sorumluluk değil; insanlık onurunu savunan tarihi bir vicdan yürüyüşüdür” dedi.
Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın Kasr-ı Sadabad gemisinden yaptığı çağrıyı da hatırlatan Sert, bu mücadelenin yalnızca bir yardım organizasyonu olmadığını vurgulayarak, “Bu mücadele, insanlığın yeniden ayağa kalkma mücadelesidir. Bu sefer bir vicdan seferidir. Bu yolculuk, insanlık onurunu ayakta tutma mücadelesidir. Bu yürüyüş, Gazze’de abluka altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimize ‘yalnız değilsiniz’ deme iradesidir” dedi.
Genel Başkan Vekili Sert, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere ITUC, ETUC, ILO ve ATUC gibi uluslararası sendikal kuruluşlara da çağrıda bulunarak, insani yardım taşıyan sivil girişimlere yönelik saldırılara karşı açık ve net tavır alınması gerektiğini ifade etti.
Sert, başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin olmak üzere hukuksuz şekilde alıkonulan tüm vicdan gönüllülerinin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması için uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.