
İskenderun Şube Başkanlığımızın 10. Olağan Genel Kurulu, 18 Ocak 2026 tarihinde Anemon Kent Otel İssos Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.
Şube Genel Kurulunda yapılan seçim sonucuna göre Şube Başkanlığı seçimine tek listeyle giren mevcut Şube Başkanımız Mehmet Güven, yeniden seçilerek güven tazeledi.
Kongreye, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamızın Genel Başkanı Yunus Değirmenci’nin yanı sıra, CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, AK Parti Hatay Eski Milletvekili Orhan Karasayar, Genel Başkan Yardımcılarımız Bayram Altun, Mustafa Kılıç, Aydın Baysal, Şerafettin Koç, Genel Sekreterimiz Ahmet Çolak, şube başkan ve yöneticilerimiz, siyasi partilerin temsilcileri, kardeş sendikalarımızın şube başkan ve yöneticileri, ilçe belediye başkanları, STK ve dernek temsilcileri ile delegelerimiz ve üyelerimiz katıldı.
Genel Kurulun yapılacağı salona gelen Genel Başkanımız Değirmenci ve Genel Yönetim Kurulumuz, teşkilatımız ve delegeler tarafından konfetiler ve meşaleler eşliğinde “Yunus Başkan nerede biz oradayız”, “İşçi sendika omuz omuza” sloganlarıyla karşılandı.
Genel Yönetim Kurulumuzun ve delegelerin salona geçmesiyle genel kurul başladı.
Divan Başkanlığına Genel Başkan Yardımcımız Bayram Altun’un seçilmesinin ardından Genel Kurul, istiklal marşı ve saygı duruşunun yapılmasıyla devam etti.
Genel Kurulda derinlemesine bir konuşma yapan Genel Başkanımız Değirmenci, birçok konuda açıklamalarda bulundu.
“Mücadelesiyle, direnişiyle, emekçilerin dudaklarında bir şarkı olacak, gönüllerde hoş bir seda bırakacak Özçelik-İş’in neferleri, kahramanları buradadır. İftiraları, sahada, sandıkta, bu salonda, yerle bir edenler buradadır.”diyen Değirmenci, “Tuzak kuranları, arkadan kuyu kazanları, yerin yedi kat dibine gömenler buradadır. Klavyenin arkasına sinerek, ağzından, parmak uçlarından irinler, pislikler akıtanlara okkalı tokat indirenler buradadır. Sizlerle ne kadar gurur duysam azdır. Sizler, bu sendikanın yüz akısınız. Sizler, bizim gurur kaynağımızsınız. Sayenizde, perdenin kenarından bölünmemiz, parçalanmamız için ellerini ovuşturan fitneciler avuçlarını yalamıştır. Şimdi fitnecilere, yalancılara, iftiracılara diyorum ki, Ne yaparsanız yapın, Özçelik-İş’i bölemeyeceksiniz, Özçelik-İş’in ve HAK-İŞ’in bayrağını, bu bölgeden söküp atamayacaksınız. Dostluğumuzu, kardeşliğimizi, beraberliğimizi parçalayamayacaksınız. Büyük Özçelik-İş ailesini yıkamayacaksınız. Bizlere diz çöktüremeyeceksiniz. Muhabbetimize, birliğimize, dirliğimize darbe vuramayacaksınız. Seher vaktinde emekçilerin bizlere ettiği gönülden bir duaya yenilmeye mahkumsunuz. Ne yapsalar boş, bizlere tuzak kuranların, tuzakları başlarına bela olmaya devam edecektir. Onlar, küçük hesapların peşinde koşa dursun, bizim Özçelik-İş’i en büyük yapma hedefimiz hayırlı olsun. Onlar, hain planlarla, ayak oyunlarıyla günah bataklığında çırpına dursun, bizim dostluğumuz, yol ve dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız, sırdaşlığımız, dertdaşlığımız, iki cihan kardeşliğimiz hayırlı mübarek olsun.” ifadelerini kullandı.
Değirmenci konuşmasını şöyle sürdürdü:
“BU BÖLGEDE ZEHRİ BAL EYLEDİK”
“İskenderun bizim evimiz, bu bölgenin emekçisi de bizim başımızın tacıdır. Bu bölge, sendikamızın geçmişidir, hafızasıdır, aynı zamanda aydınlık geleceğidir. Bu bölgede, çok büyük mücadeleler verdik. Bu bölgede, kan içtik ama kızılcık şerbeti dedik. Bu bölgede, zehri de bal eyledik. Bu bölgede, nice işler başardık, nice emekçinin gönlüne girdik. Bizler göreve geldiğimizde, özellikle İSDEMİR’de tam bir kaos ve kargaşa ortamı vardı. O dönem işverenlerle gereksiz büyük kavgalara tutuşulmuş, işçinin sendikaya olan güveni derinden sarsılmış vaziyetteydi. İSDEMİR’de yetki kaybedilmiş, sendikanın İSDEMİR’de kalesi varsaydığımız Baştemsilcilik binası yıkılmıştı. Fabrikadan içeri girmek için, önce güvenliğe dert anlatmak gerekiyordu. OYAK, verdiğimiz selamı bile almaz olmuştu. O dönem, kendini sendikacı sanan kibir abideleri yüzünden, nice işçi ekmeğinden olmuştu. Artık viraneye dönüşmüş bir de şube binası vardı. Velhasıl, hiçbir sendikacının istemeyeceği bir ortamı, kucağımızda bulmuştuk. Bizler zora taliptik. Besmelemizi çektik, kollarımızı sıvayıp abdestimizi aldık, niyetlerimizi tazeledik, büyük bir iman ve inançla yola revan olduk.
“KARDEŞLİK ORTAMINI İNŞA ETTİK”
“İlk iş olarak, İSDEMİR’in yetkisini önce mahkeme salonlarında almayı başardık. Ardından sendikasına güvenini yitirmiş, geleceğinden umudunu kesmiş İSDEMİR emekçisini kazanmanın yollarını aradık. Kimseyi ayrıştırmadık, bütünleştirdik. Kimseyi dışlamadık, ötekileştirmedik, birleştirdik. İşçiye de, işverene de kendimizi anlatarak, açılmayan kapıları açıp, aşılamayan zorlukları aştık. Bu bölgede, şahsım ve Bayram Altun adına, asla mütevazi olmayacağım. Bugün dönüyorum, bu bölgedeki örgütlü işyerlerimize bakıyorum, dönüyorum bu salona bakıyorum ve Yüce Allah’a bir kez daha hamd ediyorum. Bu işçiye bizi mahcup etmediği için, binlerce kez şükürler olsun. Hayalini kurduğum, dualarımda yer ayırdığım bu kardeşlik ortamını, bu bölgede bizlere nasip ettiği için binlerce şükürler olsun.”
“NAMUSUMUZA DİL UZATANLAR KUDURDUKÇA KUDURDU”
“Bizler bu bölgede büyük işler başardıkça, birileri de kudurdukça kudurdular. Zıvanadan çıktılar. Şirazeleri kaydı. Pusulaları şaştı. Olmadık yalanları, gün yüzü görmemiş iftiraları attılar. Namussuzlar, namusumuza bile dil uzatacak kadar küstahlaştılar, alçaklaştılar, akıllarını boşadılar. Bırak konuşma, dikkate alma, muhatap olma diye telkinde bulunan dostlarıma verdiğim sözü de yiyerek, artık konuşmaya başlıyorum. Kimse kusura bakmasın. Sürç-i lisan edersem, affınıza sığınıyorum. Ulan klavyenin arkasına saklanan, gölgesinden bile korkan, alçaklar, Siz kimsiniz de bizim namusumuza, şerefimize, haysiyetimize, inancımıza, ibadetimize dil uzatıyorsunuz. O küçük beyinlerinize iyice sokun, sizi bilmeyiz ama, biz bu değerler için nefes alıp verenleriz. Dinimize sövenler, Müslüman olsalar bari. Ulan siz kimsiniz de bu sendikayı buralara getiren, bu sendikaya ve üyesine altın çağını yaşatan bizlere, lakap takarak alay ediyorsunuz. Bu sendikanın bütün başarılarının altında imzası olan ve sosyal medya üzerinden gizli hesaplarla hakaret ettiğiniz Yunus Değirmenci, sendikacılığının, aklının, vicdanının zekatını verse, sizin gibi binlerce çapulcuya yeter de artar bile. Yine hakaret ettiğiniz Bayram Altun’un ibadetlerine, kadirşinaslığına, hayırseverliğine, samimiyetine, dostluğuna kurban olun kurban. Güya küçük düşürücü unvanlar ekleyerek alay ettiğinizi sandığınız Mehmet Güngör’ün, çalışma azmi, vicdanı, insanlığı, sendikacılığı hepinize bedeldir. Hepiniz bir araya gelseniz bir Mehmet Güngör etmezsiniz, hepiniz birleşseniz onun başarılarının bir tanesini bile rüyanızda göremezsiniz. Ulan siz kimsiniz de, bu sendikanın kasasına koyduğumuz, sendikamızın anasının ak sütü gibi helal olan 17 milyon lira için, sendikamızı, şahsımı ve Bayram Altun’u mahkum ettirmeye çalıştınız. 1 kez ceza, 3 kez de hukuk davası için mahkemelere gittiniz, dördünden de şamar oğlanı gibi yargıdan okkalı tokatlar yiyerek geri döndünüz ya. Yalancıları, iftiracıları, Müfterileri Allah’ın izniyle, teşkilatımızın destekleriyle, üyelerimizin dualarıyla, hem sahada, hem de yargıda yendik de yendik yendik de yendik.”
GÜNGÖR: “KAVGANIN YERİNE HUZUR, BÖLÜNMENİN YERİNE DAYANIŞMAYI GETİRDİK”
Geride kalan 4 yıllık zamandaki yönetimleri boyunca şube olarak işyerlerinde ve sahada yaptıkları çalışmaları anlatan Şube Başkanımız Mehmet Güngör ise, “2014 yılında bu emaneti devraldığımızda sahada ciddi bir bölünmüşlük vardı. İSDEMİR’de sendikasızlık dönemi başlamış, 1600 emekçi işinden edilmiş, kardeşlik bağı zedelenmiş, güven kaybolmuştu. Sendikal kavga, işçinin ekmeğine zarar verir hâle gelmişti. Biz bu tabloya razı olmadık. Gecemizi gündüzümüze katarak bu kaos ortamına son verdik. Genel Başkanımız Yunus Değirmenci’nin liderliğinde birliği sağladık, yetkiyi yeniden aldık ve hiç kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden kardeşliği yeniden inşa ettik. Ve çok şükür, kavganın yerine huzur, bölünmenin yerine dayanışma geldi. Birlik ve beraberliği yeniden tesis ettik derken 2020’de tüm dünyayı etkileyen pandemiyle sınandık. O dönem tek bir üyemizin bile mağdur olmaması için üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya gayret ettik. Pandemiden çıkmıştık ki bu kez de yüzyılın felaketi denilen 6 Şubat depremiyle sarsıldık. O günlerde yaşadığımız acıları tarif etmeye kelimeler yetmez. Kendi acımızı dahi yaşamadan, gecemizi gündüzümüze katarak sahaya, emekçilerin yanına koştuk. Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in ve Genel Merkezimizin öncülüğünde enkaz başından yardım tırlarına, barınmadan sıcak yemeğe, giyimden hijyen malzemelerine kadar her konuda örgütlü bir güç olduk. İşyerlerimizi birlikte ayağa kaldırdık. Bu acı dolu günler bizlere bir kez daha gösterdi ki, biz bir sendikadan çok daha fazlasıydık. Bu zorlu koşullar, omuz omuza mücadele veren büyük bir aile olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Depremde Genel Başkanımızın talimatıyla Genel Merkezimizin uhdesinde üyelerimizin hesaplarına yatırılan toplamda 20 milyon liradan fazla nakdi yardım, Özçelik-İş Sendikasının ne kadar büyük olduğunu da bir kez daha göstermiştir.”diye konuştu.
Güngör, “Öncelikle üyelerimiz başta olmak üzere sözleşme görüşme süreçlerinde her zaman bizlere büyük destek ve katkı veren, depremde üyelerimize nakdi destek verilmesini sağlayan, Yolbulan emekçisine yine nakdi destekler veren, örgütlü işyerlerimizde iş barışı ve huzurunun mimarlığını yapan, bürokrasideki ve siyasetteki ikili ilişkilerini kullanarak sorunlarımıza çözümler getiren, işverenlerle ikili ilişkiler kuran Genel Başkanımız Yunus Değirmenci’ye, her daim bizlere destek olan Genel Başkan Yardımcımız bölgemizin ağabeyi Bayram Altun’a ve Genel yönetim Kurulumuza, Şube yöneticilerime ve temsilcilerime verdikleri destekler için bir kez daha teşekkür ediyorum.”ifadelerini kullandı.
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Payas Belediye Başkanı Bekir Altan ve Dörtyol Belediye Başkanı Bahadır Amaç’ın konuşma yapmasının ardından gerçekleştirilen seçim sonucunda Şube Başkanlığına yeniden Mehmet Güngör seçilirken, Şube Sekreterliğine Gökhan İpekten, Şube Mali Sekreterliğine Veysel Yayla, Şube Teşkilatlandırma Sekreterliğine Rıfat Yılmaz, Şube Eğitim Sekreterliğine Zafer Hıra seçildi.