ÇELİK-İŞ SENDİKASI GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU TOPLANDI

Çelik-İş Sendikası Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı Nevşehir’de yapıldı.

26 Ağustos’ta başlayan toplantıya Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Mahmut Arslan, Konfederasyonumuzun Genel Sekreteri Osman Yıldız, Sendikamızın Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Genel Mali Sekreterimiz Bayram Altun, Genel Teşkilatlandırma Sekreterimiz Recep Akyel, Genel Eğitim Sekreterimiz Ferhan Öner, sendikamızın şube başkanları, bölge başkanları ve şube yöneticileri katıldı.

Genişletilmiş Başkanlar Kurulu kapanış toplantısı, 28 Ağustos tarihinde Ak Parti Çorum Milletvekili, TBMM İdare Amiri, Hak-İş Konfederasyonu Onursal Başkanı Salim Uslu’nun katılımıyla gerçekleşti.

Genel Başkanımız Yunus Değirmenci ve Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Mahmut Arslan “Çelik-İş Sizinle Gurur Duyuyor” sloganları eşliğinde karşılandı. Toplantı 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri ve tüm şehitlerimiz anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Ak Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, geçirdiği rahatsızlıktan dolayı toplantıya cep telefonundan canlı yayın aracılığıyla katıldı.

Şahin, Sendikamızın kendisinin de milletvekili olduğu Karabük’te bulunan Kardemir A.Ş’de uzun yıllardır aktif ve çalışmalarını takdirle izlediği bir sendika olduğunu ve Çelik-İş Sendikası’yla bir gönül bağı bulunduğunu belirtti.

“İŞÇİ OLSAYDIM SİZİN SENDİKALARINIZA ÜYE BİR İŞÇİ OLURDUM”

Şahin “Çelik-İş Sendikası ve bağlı olduğu Hak-İş Konfederasyonu bizim milletimizin hukuk köküne bağlı insanların üyesi bulunduğu ve yöneticisi olduğu bir sendika ile konfederasyondur. Eğer şu dönemde bir işçi olsaydım sizin sendikalarınıza üye bir işçi olurdum. Üyeniz olmasam bile gönül bakımından beni kendinizden sayabilirsiniz. İleriki dönemlerde buna benzer etkinlikleriniz gerçekleştiği takdirde sizlerle birlikte olmayı ve hasbıhal etmeyi çok arzu ediyorum. Orada bulunan Hak-İş Konfederasyonu’nun değerli yöneticiler, Çelik-İş Sendikası’nın değerli başkan ve yöneticileri ile siz değerli şube başkanlarına selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Hak-İş ve Çelik-İş gittikçe büyüyen sendikal bir harekettir, inanıyorum ki ileriki dönemde daha çok büyüyecek ve güçlenecek, çalışanlarımızın hakkını ve hukukunu korumak bakımından daha önemli işler yapacaktır. Bana bu konuda milletvekili olarak bir görev düştüğü takdirde hizmetinizde olduğumu ifade etmek istiyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.

DEĞİRMENCİ “TÜM ANTİDEMOKRATİK OLUŞUMLARI REDDEDİYORUZ”

Genel Başkanımız Yunus Değirmenci, 15 Temmuz darbe girişimini ve ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Değirmenci, “Çelik-İş Sendikası olarak, darbeleri, muhtıraları, operasyonları, bütün antidemokratik oluşumları ve bu tür yollara tevessül edenleri nefretle kınıyoruz, reddediyoruz. Bu vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ailelerine sabır, gazilerimize ise acil şifalar diliyorum.

Çelik-İş Sendikası olarak, her dönem milletten, demokrasiden ve özgürlüklerden yana tereddütsüz tavır aldık, dik durduk, dik durmaya devam edeceğimizden de kimsenin endişesi olmasın. 15 Temmuz 2016 tarihinde başlayan, asker içindeki bir grup FETÖ-PDY yapılanmasının kalkıştığı darbe girişimine ve ülkemizi işgal planına karşı, tüm teşkilatımızla birlikte, demokrasiden yana olan tavrımızı net bir şekilde ortaya koyduk.  Bütün teşkilatımıza 15 Temmuz gecesi gösterdikleri onurlu duruş ve sonrasında demokrasi nöbetlerine katılımları dolayısıyla teşekkür ediyoruz.” Dedi.

“HER TÜRLÜ TERÖRÜ KINIYORUZ”

Çelik-İş Sendikası olarak, nereden gelirse gelsin teröre, terör örgütlerine ve şiddete karşıyız. 15 Temmuz kalkışmasının ardından Diyarbakır, Van, Elazığ ve Gaziantep’de gerçekleştirilen hain terör saldırılarını nefretle, şiddetle kınıyoruz.

Türkiye’de akan kanın ve anaların gözyaşının durmasını istiyoruz. Ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve kardeşliğine göz dikenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz.

Değirmenci, Türkiye’de yaşanan sıkıntıların, ancak demokrasi anlayışını geliştirerek aşılabileceğini, Türkiye’nin demokratik geleceğinin; Sendikal hakların, sivil toplumun, siyasi, sosyal ve ekonomik politikaların geliştirilmesinden ve demokratik bir anayasanın gerçekleştirilmesinden geçtiğine, bu hedeflere ulaşmak bakımından Türkiye’nin en önemli gündem maddesini de yeni ve sivil bir anayasanın oluşturacağına inandığını belirtti.

“BÖLGEMİZİN VE DÜNYANIN BARIŞA HER ZAMAN İHTİYACI VAR”

Çelik-İş Sendikası olarak Suriye ve Irak başta olmak üzere ülkemizin çevresinde akan kanın durması en büyük temennimizdir.

Bölgemizin ve dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Sivil halk ve çocuklar can vermekte, doğdukları toprakları terk etmeye zorlanmakta, insanlar kaçırılmakta, masum insanlar sorumlu olmadıkları çatışmaların bedelini ağır bir şekilde ödemektedirler.

Ülkemizin, milyonlarca insana kucağını, gönlünü açmasından duyduğumuz gururu sizlerle paylaşmak istiyorum.

“HAK-İŞ AİLESİNİN ÜYESİ OLMAKTAN DOLAYI GURUR DUYUYORUZ”

Biz HAK-İŞ Konfederasyonun üyesi bir sendikayız. Çelik-İş Sendikası Türkiye’nin ikinci büyük sendikasıdır.

Sendikamızın, Türkiye’nin yüz akı HAK-İŞ ailesinin bir üyesi olmasından büyük gurur duymaktayım.

Çünkü biz biliyoruz ki HAK-İŞ Konfederasyonu,

–             bir değerler bütünüdür,

–             bir ilkeler bütünüdür,

–             bir amaçlar ve hedefler bütünüdür,

–             bir onurlu duruşun,

–             bir güvenin adresidir.

–             Savrulan, boyun eğen, şaşıran değil,

–             Dostdoğru olan, kararlı, onurlu ve ilkeli olan bir adresin adıdır.

–             Emeğe hakkı kılan bir ailenin adıdır HAK-İŞ.

 

Biz biliyoruz ki bir üyesi olarak HAK-İŞ’ten ancak;

–             Saygı görürsünüz,

–             Destek görürsünüz,

–             Yardım görürsünüz,

–             İşbirliği görürsünüz,

–             Sevgi ve kardeşliği görürsünüz.

 

Bu sebeplerden HAK-İŞ’li olmak onurdur, gururdur. Biz Çelik-İş olarak Konfederasyonumuza bu saygıdeğer duruşu ve yürüyüşü için teşekkür ediyoruz.

“ÇELİK-İŞ SENDİKASI GELİŞMEYİ VE BÜYÜMEYİ HEP SÜRDÜRMÜŞTÜR”

Çelik-İş sendikamız, zorlukların üstesinden gelmeyi başarmıştır, sorumluluklarının bilincinde olmayı sürdürmüştür, kendisine güvenenleri, kendisine inananları, hayal kırıklığına uğratmamak, iyimser kılmak ve hep yarınlara ümitle bakmak için çalışmıştır. Dün başaramadıklarını yarın başarmayı, gelecek için hedefler koymayı, ‘acaba ne derler’ kınaması tuzağına düşmeden özgün kararlar almaktan, uygulamaktan hiçbir zaman tereddüt etmemiştir.

Çelik-İş bu anlayışla; Sendikacılıkta yeni modeller geliştirmiş, özgün özelleştirmelerden, sağlıktan, spora kadar sayısız ilklere imza atmıştır. Çelik-İş, sendikacılığı bir bayrak yarışı olarak görmüş, sendika başkanlığı ve liderliği konusunda bayrak değişimlerini her zaman başarmıştır. Çelik-İş sendikası bugün de bu bayrak değişimine tanıklık etmektedir.

Ali Cengiz GÜL kardeşimiz, önemli bir hizmet sürecinden sonra bayrağı bize devretmiştir. Sayın Gül kardeşimize değerli çalışmaları ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Çelik-İş olarak gelecek yürüyüşümüzü, eksikliklerimizi, yanlışlarımızı cesaretle ortaya koyarak, gidererek, yeni ilkeler ve yeni politikalar belirleyerek yürüyeceğiz.

Soru sormaktan, cevap aramaktan korkmayacağız.

Diyalogdan, cesaretli olmaktan, ferasetli davranmaktan korkmayacağız.

Bu Başkanlar Kurulu toplantımız, bu anlayışımızın yeni bir başlangıcı olsun istiyoruz.

Bu toplantıda, Konfederasyonumuzun vizyonundan da yararlanarak;

–             Politikalarımızı geliştirip güçlendirmek istiyoruz,

–             Sahip olduğumuz değerleri, ilkeleri güçlendirmek istiyoruz,

–             Çalışma hayatına katkılarımızı ortaya koyalım istiyoruz,

–             Sendikacılıkta rolümüzü güçlendirelim istiyoruz,

–             Bizi biz yapan anlayışımızı güçlendirelim, paylaşalım istiyoruz,

–             Kurumsal kapasitemizi ve yapımızı geliştirelim istiyoruz.

 

“İYİ Kİ ÇELİK-İŞ VAR” DEDİRTMEK İÇİN

Değirmenci, “Üretmeye, terlemeye, yorulmaya, yürümeye, koşmaya daha çok hazır olmanızı istiyorum.

Çelik-İş sendikamızın “zirvelerde” olma sorumluluğunu hatırlatmak istiyorum. Enerjinize, samimiyetinize, kararlılığınıza, emeğinize güveniyoruz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, sonunda sendikamız büyümeye devam ederek kazançlı çıkacak. Biz bu yolları beraber yürüyeceğiz” diyerek sözü Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’a bıraktı.

MAHMUT ARSLAN’DAN 15 TEMMUZ MESAJI

Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Arslan da, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açıklamalarla sözlerine başladı. Arslan, milletimizin onurlu bir şekilde darbelere karşı durduğunu vatanımızın bağımsızlığı, ülkemizin birliği ve bütünlüğü için göğsünü kurşunlara siper ettiğini belirterek “Biz bundan sonra olabilecek demokrasiye yönelik her türlü girişime, amasız fakatsız iktidarda kimin olduğuna bakmaksızın halktan, demokrasiden ve emekten yana durmak ve bu ilkelerle hareket etmek zorunda olduğumuzu söylemek istiyorum. Bu darbe girişiminde de konfederasyonumuz ilk andan itibaren sendikalarımızı meydanlara davet ederek, darbe girişiminin kimin tarafından yapıldığına bakmazsınız durduğumuz yeri, olmamız gereken yeri ifade ettik” dedi.

Meydanlarda yer alan çok sayıda şehit ve yaralımız var. Bizler arkadaşlarımızın sosyal medyadaki paylaşımımıza gerek kalmaksızın meydanlara indiğini gördük. Hak-İş’in durduğu yer belli. Bu darbenin en büyük mağdurları Hak-İş’e bağlı sendikalarımızdaki arkadaşlarımızdır, 100’e yakın yaralımız, 3 şehidimiz var. Bu demokrasi mücadelesinde canlarını, bedenlerini feda eden insanlardan bahsediyoruz.  Hak-İş mensuplarının bu duyarlılığı ve hassasiyeti bütün darbelerde olduğu gibi bu darbe girişimine karşı da net bir tavır almıştır. Hak-İş’in ne anlama geldiğini, manasını, durduğu yeri, çalışma hayatındaki rolü, çözüm önerileri ile Hak-İş’in ortaya koyduğu sendikal dil ve üslup, bunların hepsine bir bütün olarak baktığınız zaman; Dünyadaki gelişmeleri çok iyi analiz eden, 20.yüzyılın bir kısım sendikal argümanlarıyla sorunların çözülemediğini görerek yeni bir dil ve üslup geliştirmeye çalışan bir anlayışı benimsiyoruz. Biz var olanı kabullenmeyerek yeni bir sendikal anlayışı geliştirmeye çalışıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Hizmet-İş Sendikası’nın düzenlemiş olduğu 15 Temmuz Şehit ve Gazilerini Anma Programına benzer bir programı konfederasyonumuzun bütün sendikalarının da içinde olduğu bir anma toplantısıyla taçlandıracağız. Türkiye’nin bu süreçte elde ettiği birçok kazanım vardır. Bunlardan bir tanesinin siyasetteki kutuplaşmanın yerine ortak uzlaşı dilinin, konuşabilme, müzakere edebilme dilinin 15 Temmuzdan sonra ortaya çıkmasıdır.

 

“ÇELİK-İŞ SENDİKASI’NIN SORUMLULUĞU HEM SENDİKAL HEM DE EMEK HAREKETİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Metal işçileri, hem metal sektörü hem endüstriyel ilişkiler sisteminde ülkemizde ve dünyadaki sendikal hareketin ana omurgasını oluşturuyor. Dolayısıyla Çelik-İş Sendikası’nın sorumluluğu hem ülkemizdeki sendikal hareket için hem de dünyadaki emek hareketi için son derece önemlidir.

Çelik-metal sektöründeki toplam işçi sayısı, bu işçi sayısındaki yerimiz ve rolümüzü baktığımızda yapacak çok işimiz var. Siz yoksanız hiç kimse yok, siz bu sektörde olmazsanız Türkiye’de sendikal hareketi temsil edecek kapasitede kimse yok. Burada bize çok görev düşüyor.  Bizim iddiamız, bütün işyerlerinde sendikal mücadeleyi sürdürecek kararlılık ve çalışmalarımız olması gerekiyor. Bu konuda yeni genel başkanımızla birlikte yeni bir hamleye ihtiyacımız var. Yeni bir heyecan ve sendikal mücadeleye odaklanmamız gerekiyor.

Diğer sektörlerimize göre inanılmaz avantajınız var. Sendika kültürü, endüstriyel ilişkiler sistemini, çalışma hayatındaki örgütlülüğü, üretimi, mücadeleyi diğer sektörlere göre çok daha iyi bilen bir işçi hareketi var. Bunu değerlendirerek Çelik-İş Sendikası’nı geleceğe güçlü bir şekilde taşımamız gerekiyor.

6 ayda bir istatistiklikler yapılıyor. Bir sendikaya baktığınızda iş yerlerinde örgütlülüğü yok, her 6 ayda bir 10 bine yakın üyesi artıyor. Nereden oluyor diye soruyorsunuz, işyerlerine yeni işçi mi alınıyor, hayır. Öyle bir mekanizma kurulmuş ki Türkiye’nin en büyük sendikası yalanıyla sürekli pompalanmak isteniyor ben böyle bir suni ve yapay büyümeden bahsetmiyorum.

Ben Çelik-İş Sendikası’nın bu kararlı, azimli ve sendikal mücadeleye verdiği bugüne kadarki desteği daha da ileriye taşıyacağını düşünüyorum. Biz burada Hak-İş olarak ne yapılması gerekiyorsa, ne zaman bize ihtiyaç varsa gerek kurumsal gerek kişisel olarak Çelik-İş Sendikamıza ihtiyaç varsa ben sizin bir örgütlenme sekreteriniz gibi çalışarak, elimden geldiği bütün katkıyı vereceğimi söylüyorum.

Arslan, Son 5 yılda sendikalarımız içerisindeki hangi sendikayla en çok ilgilendik sorusunun cevabı açık ve net Çelik-İş’tir diyerek sözlerine son verdi.

26 Ağustos’ta başlayan toplantının 1. Oturumunda Genel Başkanımız Yunus Değirmenci, Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Mahmut Arslan’a ve Konfederasyonumuzun Genel Sekreteri Osman Yıldız’ a Nevşehir bölgesine özgü el dekoru çini tabak hediye etti. Ayrıca Arslan, Genel Başkanımız, Genel Merkez Yöneticilerimiz, şube başkanlarımız, bölge başkanlarımız ve şube yöneticilerimize de hediyelerini sunarak hatıra fotoğrafı çektirdi.

Toplantının 2.oturumunda Sendikamızın Genel Mali Sekreteri Bayram Altun, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu ve bu kurulda alınacak kararların tüm üyelerimize hayırlı olmasını diledi. Altun, “Yeni yapılanma sürecinde şuna dikkat etmeliyiz; Kimin ne söylediğinden ziyade bizim ne yaptığımız, nerede hangi safta durduğumuz önemli. Onun için mutlaka eleştiriler olacaktır ama biz hep işimize bakacağız.

Mevlana’nın da dediği gibi;

“Her gün bir yerden göçmek

Ne iyi

 

Her gün bir yere

Konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan

Akmak ne hoş

 

Dünle beraber

Gitti cancağızım

 

Ne kadar söz varsa

Düne ait

Şimdi yeni şeyler

Söylemek lazım”

 

Bu anlayışla hareket ettiğimiz süre içinde mutlaka ki eleştiriler olacaktır, ama o her eleştiriye her zaman için cevap verme gibi bir zorunluluğumuz olduğuna inanmamamız gerekiyor. Yeri ve zamanında söylenen sözlerin kıymetinin olduğuna inanmamız gerekiyor.

Genel Mali Sekreterimiz Altun, sözlerine Şeyh Edebali’nin, Osmangazi’ye nasihatini anlatan şiirini okuyarak son verdi.

“Ey Oğul!

Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.  Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana…

Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…

Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az…

Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı.  Allahü Teâlâ yardımcın olsun, beyliğini mübarek kılsın, hak yoluna yararlı etsin…

Sendikamızın Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Recep Akyel, Şırnak Cizre’de verdiğimiz 11 şehitimizi, 15 Temmuz şehitlerimizi ve bugüne kadar toprağa verdiğimiz tüm şehitleri rahmet ve minnetle yad ederek, yaralılarımıza acil şifalar diledi.

Akyel, “ Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz, her zamankinden daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bu ülke ve bu bayrak bizim, dış güçlerin istediği gibi bu ülke hiçbir zaman bölünmeyecek, ezanımız devamlı okunacak, bayrağımız devamlı dalgalanacak. 15 Temmuz gösterdi ki bunu fazlasıyla yapabiliyoruz.”dedi.

“YENİ BİR ÖRGÜTLENME EKİBİ KURUYORUZ”

Akyel, “Göreve geldiğimiz günlerde Çelik-İş’in üye sayısı 16 binlerdeydi, şimdi 36 binlerde. Bizler bu sayıyı ikiye katlayıp yüzde yüzden fazla üye sayısına ulaştık. 93 tane iş yerinde genel olarak örgütlüyüz. Yeni Çelik-İş’te, büyüyüp gelişen Çelik-İş’te herkes yerini alacak ve çalışmasını yapacak. En kısa zamanda örgütlenme ekibimizi hazırlıyoruz. Bizler sizlere katkı vermek için bu ekibi kuruyoruz. Artık durmayacağız, önümüzdeki sene genişletilmiş başkanlar kurulunda daha fazla sayıya ulaşacağız. Çelik-İş’i hep beraber büyüteceğiz” dedi.

Genel Eğitim Sekreterimiz Ferhan Öner ise sendikal eğitimle ilgili açıklamalarda bulundu.

Ferhan Öner “Sendikal Eğitim; sendikal hak ve eylemler konusunda bilinçli, bilgili, sendikal birlik ve dayanışma duygularına sahip üyelerin yetiştirilmesini amaçlayan bir eğitim faaliyetidir. Ayrıca sendikal eğitim, işçi sendikalarının üyelerine sadece sendikal konularda değil, aynı zamanda onların üretkenliklerini artırıcı, kültürel düzeylerini geliştirici yönde bilgi ve yetenek kazandıran bir eğitim sürecidir. Bu nedenle taşıdığı sosyo-ekonomik ve kültürel boyutu da son derece önemlidir. Sendikal eğitim hangi anlamda olursa olsun esasen işçilerin ekonomik, toplumsal ve hatta kültürel gelişimlerine katkıda bulunmaya yöneliktir. Bir yandan da sendikal eğitimin toplumsal amacı ise sendikal konularda bilinçli üye yetiştirmek, onlara birlik ve dayanışma ruhu kazandırmak ve yasal hakları konusunda bilgi aktarmak ile genel kültür düzeylerini geliştirmektir.” Dedi.

“UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMI İLE TÜM ÜYELERİMİZİ SENDİKAL KONULARDA BİLİNÇLENDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Maalesef günümüzde, ülkemizde çok sık yaşanan üzücü olayların başında gelen “iş kazaları” konusu da bizleri yakından ilgilendirmektedir. Ülkemizde 2014 yılında 1886 işçi, 2015 yılında ise 1730 işçi iş kazalarında yaşamını yitirmiştir. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporlarına göre; Güvencesiz çalışmanın olduğu alanlarda ve örgütsüz iş yerlerinde iş kazalarının daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Bu nedenledir ki sendikal eğitimin ve sendikal örgütlenmenin, iş kazaları ile ne kadar yakından alakalı olduğunu görmek çok zor değildir.

Biz Çelik-İş Sendikası olarak yeni Genel Başkanımız önderliğinde bundan sonra sendikal konularda, işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerine daha çok önem vererek, bu sene sonuna kadar ikincisini gerçekleştireceğimiz yönetim, denetim, disiplin ve temsilcilerimizin de katılacağı 4 veya 5 günlük eğitim programıyla şube yöneticilerimizi, denetim-disiplin kurullarımızı ve en önemlisi bizleri her daim işyerlerinde sürekli temsil eden temsilcilerimizi, sendikal eğitimin öneminden bahsettiğimiz konularda bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Başkanlar Kurulundan hemen sonra, Hak-İş Konfederasyonumuzun desteğiyle çalışmalarına başlayacağımız “uzaktan eğitim” programı sistemiyle sadece şube yöneticilerimiz ve temsilciliklerimizin değil tüm üyelerimizin ulaşabileceği, tüm sorularına cevap bulabileceği ve gerek sendikal konularda, gerek iş kanunu, gerek sendikal ve toplu iş sözleşmesi kanunu hususunda, gerekse işçi sağlığı ve güvenliği konusunda bilinçlenebileceği, son derece faydalı bu sistemin de haberini buradan sizlere vermek istiyorum.

Ve yine örgütlü olduğumuz işyerlerinde eğitimlerimize hızla devam edeceğiz. Bir başka husus da Başkanlar Kurulundan sonra “Çelik-İş” dergimizin burada çekilen fotoğraf ve haberler, daha önce sizlerden gelen haber ve fotoğraflarla birlikte bundan sonraki süreçte şubelerimizin her türlü faaliyetleriyle basılacak ve sizlere ulaştırılacak olmasıdır.

“SİZLERİ EN GÜNCEL BİLGİLERLE DONATMAK İSTİYORUZ”

Ayrıca www.celik-is.org internet adresimiz de yenilenerek daha kullanışlı, daha verimli bir haliyle bir hafta içerisinde hayata geçecek ve yeni sitemize eklediğimiz “işçi rehberi” başlığı altında “4857 sayılı iş kanunu, 6356 sayılı sendikalar ve Tis kanunu, 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu” ile birlikte Sosyal Sigortalar, Sosyal Güvenlik Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu gibi birçok yerde işimize yarayacak tüm kanunlar yer almaktadır.

 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu son yıllarda yaşanan iş kazaları ve beraberinde getirdiği sakat kalma ya da ölüm sonuçlarından dolayı, çalışanları korumaya yönelik olarak yapılan uygulamalar ve incelemelerin, kanun ve yönetmeliklerle desteklenmesi bakımından oldukça önemlidir.

İş kazalarının önüne geçilebilmesi açısından, bu konuya hassasiyetle yaklaşılması gerekmektedir.

Ayrıca yeni internet adresimiz de  “Sorun Cevaplayalım” köşemizle de sizleri en doğru ve en güncel bilgilerle donatmak hedefimizdir.

Sendikamızın Avukatı Jan Aras Arslan da, Ülke olarak çok sıkıntılı ve zorlu bir süreç yaşadığımızı, bunun sendikamız açısından da sonuç çıkarmamız gereken bir mesele olduğunu belirtti. Arslan, “Bu kalkışmayla ülkenin bütün sinir uçları tarumar edilmek istendi, bütün farklı fikirler ve farklı siyasi faaliyet içerisinde bulunan hareketler için kavga çıkarılmak istendi. Fakat bu kalkışma milletimizin sağduyulu, dirayetli duruşuyla tasfiye edildi. Bütün farklılıklarımıza, sahalarda ayrıksı duruşlarımıza rağmen hiçbir komplekse girmeden olabildiği kadar Çelik-İş’e hizmeti esas alacak bir vizyonerliğe soyunacak kadroların zihinsel kodları lazım diye düşünüyorum” dedi.

Protokol konuşmalarının ardından Genel Başkanımız Yunus Değirmenci, sözü katılımcılara bıraktı. Toplantının 2.oturumu şube başkan ve yöneticilerimizin soru ve görüşleri alınarak son buldu.